Sovyetler Birliği’nin son lideri Mihail Gorbaçov Moskova’da tedavi gördüğü merkez kliniğinde 92 yaşında yaşamını yitirdi. Altınbaş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serhat Erkmen, dünyanın bugünkü halini anlayabilmek için Gorbaçov döneminin iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.
“Sovyetlerin dağılması, Ekim Devrimi kadar etkili oldu”
Prof. Dr. Serhat Erkmen, Sovyetler Birliği’nin kuruluşu olan Ekim Devrimi’nin 1917’de dünya tarihinde yeni bir sayfa açması gibi 1991 yılında SSCB’nin dağılmasının da benzer bir etkileye sahip olduğunu söyledi. Bugün artık, SSCB’nin 1980lerin ortalarına gelindiğinde ciddi ekonomik problemlerle karşı karşıya olduğunu dünyanın bildiğini hatırlattı. Gorbaçov’un bu sorunların çözümü için geliştirdiği “Glasnost” ve “Perestroyka” açılımlarının başarısız olmasının önemli sonuçları olduğuna dikkat çekti. Bu başarısızlığın, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki uluslararası sistemin sona ermesini beraberinde getirdiğini vurguladı.
“20. yüzyıl, 1991’de bitti”
Serhat Erkmen, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD ve SSCB arasındaki iki kutup üzerine temellenen Soğuk Savaş’ın bu taraflardan birisinin dağılmasıyla sona erdiğini söyledi. Böylece dünyanın yeni bir tarihsel döneme girdiğini belirten Serhat Erkmen, “Bazı yazarlarca 20. yüzyılın 2000 yılında değil 1991 yılında SSCB’nin dağılmasıyla sona erdiği bile söylenir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Batı dünyası övgüyle bahsetse de SSCB coğrafyası için durum aynı değil”
Serhat Erkmen, Gorbaçov’un, SSCB’nin sorunlarına yönelik çözümler getirmek istemesine rağmen SSCB sisteminin ağır sorunları ve liderlik mücadelesinin, başlattığı reform sürecinin devletin dağılmasıyla sonuçlandığını hatırlattı. Bu nedenle Batı dünyasında hala büyük bir övgüyle anıldığını söyleyen Serhat Erkmen, Buna rağmen Gorbaçov’un eski SSCB coğrafyasında aynı popülariteye sahip olduğunun söylenemeyeceğine işaret etti. Serhat Erkmen son olarak, “SSCB’nin dağılmasından sonra siyasi hayatı büyük ölçüde sona ermiş olan Gorbaçov’u ön plana çıkaran şey düşünceleri ve ideolojisinden ziyade SSCB gibi ağır bir bürokratik yapılanmadaki sorunları çözmek için cesaret göstermiş olmasıdır.” şeklinde konuştu.